Çocuğunuzu kreşe ne zaman gönderebilirsiniz?

Aileden ilk ayrılış olan kreş dönemi, çocukların gelecekteki hayatlarının şekillendirilmesinde de büyük önem taşıyor. Ailelerin kreş dönemi ile ilgili merak ettikleri tüm soruları Uzman Psikolg Çağla Tuğba Dortluoğlu cevapladı.

İdeal kreşe başlatma yaşı nedir? 1,5 -2 yaşında da çocuklar kreşe verilebilir mi? Bu durum çocuk üzerinde olumsuz bir etki yaratır mı?

Çocuk eğer fiziksel ve ruhsal olarak hazır ise 2 yaştan itibaren kreşe başlanabilir. Ancak birden bire uzun süreli olarak değil oyun grubuyla eğitime başlayıp kademeli olarak süreyi artırmak çocuğun alışma sürecini kolaylaştırır. Alışma süreci ne kadar sağlıklı olursa ilkokula başladığında aile ve çocuk o kadar rahat edebilir. Bazen anneler; bakıcı bulamadığı için ya da şartlar bunu gerektirdiği için çocuğu daha erken okula başlatabiliyor. Bu pek çok çocukta travmatik etki yaratabiliyor. Ancak bazı okullarda 18 aylık çocuklar için anneli gruplar (oyun grupları) olabiliyor. Bu da çocuğun sosyalleşmesi için faydalı olabilecek bir alternatif. Tabii ki bu seçenek çalışan anneler için uygun olmayacaktır.

Çocuğun kreşe hazır olduğunun işaretleri nelerdir? Her çocuk için başlama yaşı aynı mıdır?

Çocuklar apartmanlarda büyüdükleri için sosyalleşme ihtiyacı duyuyorlar. Anneler, bakıcılar ya da babaanne-anneanne çocuğu parka götürdüğünde tepkilerini gözlemleyebilir. Çocuğun davranışlarını gözlemleyerek hazır olduğu anlaşılabilir. Bu noktada emin olunamıyorsa da biz uzman görüşüne başvurulabilir. Anneden ayrılmaya tamamen hazır oldukları yaş 3tür. Ancak sosyalleşebilmeleri, paylaşmayı, kuralları öğrenebilmekleri için daha erken başlanabilir. Her çocuk için bu yaş değişmektedir.

Aileler kreş seçerken nelere dikkat etmelidir?

Okul seçiminde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, binanın güzelliği ve sosyal faaliyetlerden ziyade öğretmenin doğru seçilmesi. Çünkü çocuğunuz ilk okul deneyimini seçtiğiniz öğretmenle eğitim görecek. Veli-öğretmen iletişimine açık bir öğretmen mi, alandaki tecrübesi nasıl bunlar önemli kriterler. Öğretmenin hangi materyalleri kullandığı, nasıl bir eğitim yöntemi izlediği, görsel öğrenmeye önem verip vermediği de dikkat edilmesi gereken diğer hususlardan. Ayrıca kurumun temizliği, yemeklerin nasıl piştiği önemli kriterlerden biri.

Bunların dışında okul idaresinin iletişimi konusunda bilgi sahibi olmak gerekiyor. Öğretmen ve idare dışında, okulun çocuğun evine yakın olması da tercih nedeni. Öğretmen, idare kriterleri sağlandıktan sonra da sosyal faaliyetleri araştırarak çocuğunuz için doğru okula karar verme sürecini tamamlayabilirsiniz. Türkiye şartlarında devlet okullarında dikkat edilmesi zor olsa da bir diğer önemli nokta ise; sınıf mevcudu. Eğer şartlarınız uygunsa sınıf mevcudu çok kalabalık olmayan bir sınıfta çocuğunuzun eğitim görmesini sağlayın.

Özellikle 2-3 yaş arasındaki çocukların tüm gün kreşte olmalarının psikolojik açıdan bir sakıncası var mıdır?

2 yaşında bir çocuğun tüm gün kreşte kalması onun için zor olabilir. Ancak oyun grubuyla başlanıp önce yarım güne sonrasında tam güne çıkarılan bir alışma dönemi sonrasında çocuk buna hazır ise şartlar değiştirilebilir. Bu durumda annenin ya da bakım veren kişinin çocuktan ayrılmaya hazır olup olmaması da önemli bir faktör. Çünkü ayrılamayan çocuk gibi görünse de ayrılmayan çoğunlukla anneler oluyor.

Çocuğun kreşe gitmek istememesi, annesinden ağlayarak ayrılması durumunda ailenin tutumu ne olmalıdır?

Okula başlamadan önce okulun nasıl bir yer olduğu konusunda sağlıklı bilgiler doğru şekilde verilirse; alışma süreci düzgün şekilde gerçekleştirilirse böyle bir ihtimal çoğunlukla gerçekleşmez. Ancak belli bir süre sonra kurallar ve rutinden sıkılan çocuk ağlayarak ebeveyni kullanmak istemeyebilir. Bu durumda ebeveynin kararlı olması ve tutarlı davranması önem taşımaktadır. Bir kere pes ederse ardından yeniden çocuğu alıştırmak oldukça güçleşir.

Normal kabul edilen belli bir alışma süresi var mıdır? Bu süre aşıldığında ve çocuk halen kreşe-gitmek istemediğinde bir uzmandan yardım almak gerekir mi?

Alışma süresi çocuktan çocuğa değişiyor. Doğru şekilde uygulanan bir alışma süreci 1 hafta-10 gün arasında tamamlanır. Ancak uzun süren tatiller sonrası gerilemeler de görülebilir. Çocuk alışmadığında yada ağladığında değil bu süreçte bağlanma sorunu ve ebeveyn ilişkilerinde sorun var ise; bir uzmandan destek almak faydalı olacaktır.

Reklamlar

Çocuğunuz Kreşte Sıhhatli Beslenebilir mi?

Onun beslenmesine çok ehemmiyet verdiğinizi biliyoruz. Kreşi seçerken ne kadar titiz davranmış olsanız da, orada yeterli beslenip beslenmediğinden kaygı duymanız normal. Çocuklarda beslenmeye bağlı hastalıkların çoğu, sıhhatli beslenme alışkanlıklarının yerleştirilmemesinden kaynaklanıyor. Büyüme ve gelişme geriliğinden, diş hastalıklarına kadar pek çok problem, çocuğun yeterince balanslı ve sıhhatli beslenememesinin neticeleridir. Bunun önüne geçmek ve anaokulu dönemindeki çocuğunuzu iyi besleyebilmek için aşağıda derlediğimiz teklifleri uygulayabilirsiniz.

  • Anaokulu yöneticisinden aylık menüleri isteyin. Çoğu anaokulu kahvaltı, öğle yemeği ve ikindi kahvaltısı olmak üzere 3 öğün yiyecek servisi yapar. Menüde çoğunlukla çocukların sevdiği yiyecekler bulunur. Menünün bir kopyasını buzdolabınıza asın ve hanede yiyeceği öğünleri  eksik yiyecek grubu ile bitirin.
  • İlk günlerde kalabalık ve yabancı ortam yüzünden, çocuğunuzda yemek yeme problemi yaşanabilir. Sabah kreşe gitmeden yaptıracağınız hafif bir kahvaltı onu deşarj olacaktır.
  • Her gün kreşte ne yediğini mesele ve size verilen menü ile karşılaştırın. Bir müddet sonra hangi yiyecekleri yediğini, hangisini sevip sevmediğini kolayca tesbit edebilirsiniz. Akşam yemeğinde kesinlikle değişik ve besin değeri yüksek bir yemek hazırlayarak, beslenmesini dengeleyin.
  • Onu sevmediği besinleri yemeğe zorlamak yerine kreşte en çok sevdiği bakıcısından, çocuklara bu besinlerin yararını anlatmasını ve kendinin de örnek olmasını isteyin.

Çocuğunuz Kreş İçin Hazır mı?

Çalışan bir anneyseniz, çocuğunuz üç yaşına geldiğinde, onu hanede bir bakıcıyla bırakmak yerine diğer çocuklarla sosyalleşebileceği, erken eğitimine başlayabileceği ve kendini kanıtlayabileceği bir ortama, başka bir deyişle kreşe bırakmayı düşünmeye başlayabilirsiniz. Tabi bu kararı verirken önce çocuğunuzun buna hazır olup olmadığını anlamanız gerekiyor.

Üç yaş üzerindeki çocuklar, “Oyun Çağı” denilen döneme girmişlerdir ve hanede tek başına atılamayacak bir enerjiyle doludurlar. Yapılan araştırmalar, çocukların anaokulu veya ana okuluna gönderilmesinin çocuğun gelişiminde faydalı olduğunu ve kreşe göndermede en ideal dönemin 4 yaş olduğunu ortaya çıkartmıştır. Ama yeniden de her çocuğun değişik olduğunu unutmamak gerekir.

Kreşe Hazır mıyız?

  • Süt çağı denilen iki yaşına kadar ki dönemde çocuk annesine parasal ve içsel olarak daha çok gereksinim duyar. 2 yaşına kadar çok gerekmedikçe çocuğun kreşe gönderilmesi, uzmanlar tarafından önerilmemektedir
  • Evde kardeşi olmayan çocuklar, kreşte yeni arkadaşlar bulur ve paylaşma, mesuliyet duygusu kazanabilirler. Çocuğunuzun oluşturduğunuz arkadaş grupları içindeki davranışlarını gözlemleyerek, kreş vakitinin gelip gelmediğini anlayabilirsiniz.
  • Pek çok çekingen çocuğun, kreşe gittikten sonra alıştığı ve sosyalleşmeye başladığı anne babalar tarafından dile getirilmiştir. Kreşte ilk günlerde, sıhhatini ve davranışlarını dikkatle gözlemleyin. Ona vakit verin ve alışması için telkinlerde bulunun.
  • Netlikle alışamadığını dahi bile çocuğu kreşe zorlamayın.
  • Çocuğunuzda; tuvalet eğitimi konusunda meselelerin ortaya çıkması, okuldan soğuma, uyku problemleri, beslenme alışkanlıklarında bozulma, saldırganlık, iletişim bozuklukları gözlemliyorsanız, zaman kaybetmeden kreşe alternatif analiz eder bulmaya çalışın. (başka bir kreş, bakıcı vs.)

Kreş Seçerken
Kreşin bazı vaziyetlerde çocuklar üzerinde negatif tesirleri de olabilmektedir: Kreşteki bakıcıların eğitimsiz olması veya kreşte ailesi meseleli çocukların bulunması, çocuğunuzun uyumsuz, saldırgan davranışlar sergilemesine, konuşma biçiminin değişmesine ve ailenizde görülmeyen argo ve küfürlü tümceler kullanmasına neden olabilir. Bu tür olumsuz tesirlerle karşılaştığınızda, çocuğu fırça atmak ve kızmak yerine; kreş ile görüşmek, diğer ebebeynler ile iletişim ve dayanışma halinde olmak gerekir. İhtiyaç duyulan tedbirleri en başında almanız ve çocuğunuzun gideceği kreşi seçerken çok dikkatli davranmanız, onun geleceği için büyük ehemmiyet taşır.

  • Araştırmaya, etrafınızdaki çocuklu ailelerden tavsiye alarak başlayın. Kreşlerinde mesele olup olmadığını, bunların neler olduğunu sorun.
  • Kreşin hanenize çok uzak olamamasına dikkat edin. Uzak mesafeler hem çocuğunuz için yorucu olacak, hem de çocuğunuzun gerektiğinden daha erken kalkmasına neden olacaktır. Üstelik onu kreşten almak da sık sık mesele yaşatabilir.
  • Kreşin ruhsat vesikasını mesele ve olasıysa araştırın. Ruhsatsız bir işletmeye lüks görünse dahi güvenmeyin.
  • Kreşte çalışan personelin tamamı ile ilgili bilgi almaya çalışın. Anaokulu kurucu-yöneticilerinin tecrübeli olması ve çocuk eğitimi ile ilgili eğitimlerinin bulunması ehemmiyetlidir.
  • Kreşin uyguladığı eğitim sistemi hakında bilgi alın. Oyun ve eğitimin balanslı olması, çocukların hem öğrenip hem sıkılmaması, kreşin spor ve sanatsal faaliyetler için ayrı alanlarının bulunması gerekir.
  • Mekanın fiziksel koşullarını ayrıntılı olarak gözden geçirin: Bina anaokulu olmaya uygun mu, (yemekhane, yatakhane, oyun odası gibi bölümleri ayrılmış, bahçesi olan, müstalkil binaları seçenek edin) yeteri kadar ışık alıyor mu, ortam ısısı uygun mu, içeride rutubet kokusu var mı? vb.
  • Tuvalet, yatakhane, oyun alanları ve yemekhanelerin hijyen şartlarına ve çocuk kullanımına uygunluğunu kontrol edin.
  • Kreşin yangın çıkışı, yer sarsıntısı raporu vb. güvenlik vesikalarını kontrol edin. Hemşire veya doktorları bulunup bulunmadığını öğrenin.
  • Kreşte bir psikolog veya pedagog olmalı, velilere danışmanlık hizmetleri verilebilmelidir.
  • Çocuk gruplarının sayısını (idealı 10-15 kişidir) ve başlarında kaç kişi durduğunu mesele.
  • Konuların işlenmesinde yeteri kadar gezi – gözlem, inceleme ve deneylere ağırlık verilip verilmediğini öğrenin.
  • Çeşitli zeka ve kabiliyetlerin gelişimini sağlayan dal derslerinin ( müzik, resim, jimnastik, folklor, bale, yüzme, drama, seramik, satranç vb.) alanlarında uzman öğretmenler tarafından verildiğinden emin olun.

ELLERİM TOMBİK TOMBİK

Elerim tombik tombik

Kirlenirse çok komik

Kirli eller sevilmez,

Güzelliği görülmez

Saçlarım bakım ister

Hele dişler,hele dişler

Kirlenmesin kulaklar

Uzamasın tırnaklar

Çok koşup da terleme

Soğuk sulardan içe

Sonra hasta olursun

Arayıp doktor bulursun

Doktor gelir odana

iğne yapar popona

Ay ay diye bağırma

Koşup anneni çağırma

Yaşasın Okulumuz

Daha dün annemizin

Kollarında yaşarken

Çiçekli bahçemizin

Yollarında koşarken

Şimdi okullu olduk

Sınıfları doldurduk

Sevinçliyiz hepimiz

Yaşasın okulumuz

Okul yurt güneşidir

Bize bilgiler saçar

Annemizin eşidir

Severek kucak açar

 

Okul insanlık yolu

Her yanı şeref dolu

Sevinçliyiz hepimiz

Yaşasın okulumuz

 

Kreş Eğitiminin Faydaları Nelerdir

Kreş eğitimi müddetince çocuklar ilköğretime hazırlanırken, paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve beraber çalışmayı öğrenirler. Okul öncesi eğitimin emeli çocuklarda öğrenmeye alaka uyandırmak ve çocuğun varolan kabiliyetlerini görünür kılmaktır.

Bu dönem, araştırmacılar için çocuğun yüksek öğrenme potansiyeline sahip olduğu bir dönem olarak görülmektedir. Uygun fiziksel ve sosyal etraf şartlarında ve sıhhatli etkileşim ortamında yetişen çocuklar, daha hızlı ve başarılı bir gelişim gösterirler.

Eğitimin ilk basamağını oluşturan kreş eğitimi gömleğin ilk düğmesidir ve bunun doğru iliklenmesi gerekir.

Çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen seneleri kapsayan ve çocukların daha sonraki hayatlarında ehemmiyetli rol oynayan; bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal, zihin ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde bitirdiği, kişiliğin şekillendiği ve çocuğun devamlı olarak değiştiği bir süreçtir. Bu yüzden, çocuğun küçük yaşlarda sıhhatli bir ortamda gelişimini sürdürmesi ehemmiyet kazanmaktadır.

Sıhhatli ve istenilen davranışlara sahip çocuklar yetiştirmek, onların gelişim özelliklerini ve bu özellikler doğrultusunda gereksinimlerinin neler olduğunu bilmeye bağlıdır. Erken küçüklük dönemindeki gelişmelerle, kreş eğitimi artık anne babanın yalnız başına muvaffak olabileceği bir konu olmaktan çıkmış vaziyettedir.

Eğitim, talebe-öğretmen-veli üçgeninden oluşan platformdur. Bu birliktelik ne kadar şuurlu ve sıhhatli olursa, çocuklarımızda o oranda sağlam bir kişilik kazanırlar.

Eğitimin sağlam temeller üzerine kurulmasında ve insanların ileri yaşlardaki başarılarında kreş eğitimin rolü ilmi olarak ispat etmiştir. Ana kucağındaki yoğun ilgiden sonra, anaokulu ortamı çocuk için dünyaya açılan tertemiz bir penceredir. Pozitif yada negatif manada verilen her şey, onları yetişkinlik senelerinde da direk etkilemektedir.

3 yaşına kadar bir çocuğun beyni bir yetişkinden 2,5 kat fazla çalışır, 6 yaşına kadar bir profesörden 2 kat hızlıdır. Yapılan tüm beynelmilel araştırmalar ve uygulanan testler göstermektedir ki 0-6 yaş grubunda, gelişim düzeyinde kreş eğitimi almış çocukların, akademik programlarda eğitim almış olanlara göre 1. sınıf muvaffakiyet düzeyleri daha yüksektir ve okuma yazmaya daha hızlı geçmektedirler.12 yaşında IQ değerleri 5 puan daha yüksektir, 15 yaşında beceri imtihanlarında % 90 -100 arası başarı sağlarlar. % 65’i liseyi, % 45’i üniversiteyi meselesiz kazanır ve bitirir. Yetişkin olduklarında dış dünyayla kolay ve sıhhatli iletişim kuran, sosyal insanlar olurlar.

Kreş eğitimi müesseseleri; toplumun temel yapısını oluşturan

* Saygı,sevgi,

* Paylaşma, iş bölümü,

* Mesuliyet

* Sosyal etraf oluşturma açısından çocuğu geleceğe hazırlayan en güvenli ortamdır.

Bilindiği gibi, 3 ile 6 yaş arası çocukta pek çok gelişimsel değişmenin yaşandığı yıllardır. Normal gelişim gösteren bir çocuk, 6 yaş civarında pek çok motor maharetleri kazanmış, çeşitli fiziksel maharetlerini kullanmaya başlamıştır.

Bilişsel gelişim açısından ise, fiziksel ve sosyal etrafı konusunda yoğun bir bilgi birikimi oluşturmaya ve etrafında gelişen olayları anlamaya başlamıştır.

Buna rağmen, kreş seneleri çocuğun soyut düşünme yetisinin daha tam şekillenmediği ve bu yüzden yapılan tüm etkinliklerin somut bir biçimde çocuğun yaparak ve tecrübe ederek öğrenmeyi gerçekleştirdiği yıllardır. düşünüldüğünde, kreş seneleri çocuğun arkadaşları ve öğretmeni ile birebir olarak kuracağı iletişime dayalı konuşma ve dinleme maharetlerini geliştirici etkinliklerin ağır bastığı yıllar olmalıdır.